01/06/2026
ETİLEN HORMONU
Etilen,yapısı en basit olan ve gaz halindeki tek bitkisel hormondur.
Etilenin en yaygın şekilde araştırılmış olan etkileri meyve gelişiminde görülür.
Elma,avokado,muz,mango ve domates gibi meyveler
KLİMAKTERİK MEYVE'dir:olgunlaşmaları yavaş yavaş olur ama son evrelerde çeşitli gelişimsel değişimler hızlı bir şekilde ortaya çıkar.
Nişastalar şekerlere dönüşür.
Hücre çeperleri çözülerek yumuşar.
Koku ve tat gelişir,renk değişir.
Bu değişimleri uyaran, etilendir.
Başlangıçta etilen miktarı düşük olduğu için değişiklikler yavaş olur,ancak bu meyvelerdeki etilenin bir etkiside daha fazla etilen üretimini uyarması, yani bir pozitif geri bildirim sistemi oluşturmasıdır.
Böylece konsantrasyon üssel ve hızlı biçimde artar.
Ani etilen patlamasına bağlı olarak olgunlaşmasını hızlı bir şekilde tamamlayan meyveye KLİMAKTERİK denir.
Bu aşamada etilen üretimi 320 nanolitre/gram/saat olabilir(nanolitre=litrenin milyarda biri).
Kiraz,limon ve portakal gibi klimakterik olmayan meyvelerde ise etilen kendi üretimini uyarmaz,dolayısıyla etilen düzeyleri sabittir ve olgunlaşmadan hemen önce ani bir değişiklik görülmez.
Yediğimiz meyvelerden pek çoğunun olgunlaşmasını kontrol ettiği için,etilen, ticari açıdan önemlidir.
Hepbirlikte absisyona uğramalarını sağladığı için Kiraz,Pamuk ve Ceviz'in hasatında kullanılabildiği gibi,ananasta çiçeklenme ve meyvelenmeyi eşzamanlı hale getirerek hasadı kolaylaştırabilir.
Kısmi vakum içinde depolama veya taşıma yoluyla, olgunlaşmamış meyvelerdeki etilen etkisi yavaşlatılabilir.
Meyveler pazara ulaştığında hava basıncı normale döner,etilen birikir ve olgunlaşma gerçekleşir.
Meyveler,parçalanarak etilen açığa çıkaran, 2-kloro-etilfosfonik asit ile de muamele edilebilir.
Etilen gaz formunda olduğu için dokular arasında, özel bir taşıma mekanizmasına gerek duyulmaksızın diffüzyonla çabucak yayılır.
Çoğu zaman oksin in son efektörü olarak iş görür.
Oksinin hedef bölgeye varışı,o bölgede etilen üretimine yol açar,etilen diffüzyonla hızlı bir şekilde komşu alana geçer ve orada,bizzat oksinin yapabileceğinden daha hızlı yanıtlar başlatır.
Gaz halinde olması,etilenin stoma ve lentiseller aracılığı ile bitkiden uzaklaşmasını,böylece bir taşkın dedektörü gibi iş görmesini sağlar.
Bazı türlerde,taşkın sırasında su altında kalan sürgünlerde etilen birikir ve aerenkima oluşumu teşfik edilir.
Etilen gaz halinde olmasına rağmen su ile doyurulmuş ortamda yayılmaz.
Etilen basit yapılı küçük bir moleküldür.Etilenin birçok etkisi karbondioksit tarafından engellenebilir,çünkü karbondioksitin boyut ve şekli,etilen reseptörlerine bağlanarak normal yanıtı engelleyebilecek kadar,etileninkine benzer.Yani aralarında antagonistik bir etkileşim vardır.
ETİLEN'E VERİLEN YANITLAR:
SU ALTINDA KALMIŞ KÖK VE GÖVDELERDE AERENKİMA OLUŞUMU
MEYVENİN OLGUNLAŞMASI
MEYVENİN ABSİSYONU YANİ DÖKÜLMESİ
SAÇAK KÖKLERİN OLUŞUMU
LATEKS ÜRETİMİ
Etilen(CH2=CH2) oda sıcaklığında gaz halinde bulunan tek hormondur.
Kokusuz,renksiz ve yanıcı bir olefin hidrokarbondur.
Kimyasal yapısının basit olmasına karşın 0,01 ml/lt gibi çok düşük dozlarda dahi yüksek potansiyelli, kullanım amacına göre hem faydalı hemde zararlı olabilen bir hormondur.
Etilen en fazla bitkilerin yaşlanmakta olan organları ve özellikle depolanmış meyve,sebze ve çiçekler tarafından üretilir.
Etilenin yaşlanmadaki etkisi ve kendisine yaşlılık hormonu denmesi ,bazı metabolik olayların regülasyonu üzerinde doğrudan veya dolaylı rolünden kaynaklanmaktadır.
Etilenin bahçe ürünleri üzerindeki bilinen fizyolojik ve biyokimyasal etkileri arasında yer alan olaylardan bazıları şu şekilde sıralanabilir;
SOLUNUM FAALİYETİNİ ARTTIRMAK
PEROKSİDAZ VE LİPOKSİDAZ GİBİ ENZİMLERİN ETKİNLİĞİNİ HIZLANDIRMAK
HÜCRELERİN GEÇİRGENLİĞİNİN VE ODALAŞMASININ KAYBINA NEDEN OLMAK
OKSİN HORMONUNUN TAŞINMASINI VE METABOLİZMASINI DEĞİŞTİRMEK.
Durgun ortamlarda bazı bitkilerin yakın çevresinde birikim yapar.
Endüstride de kullanılan etilen gazı kömür ve kerosen (gazyağı) gibi bazı maddelerin yakılmasıyla da elde edilmektedir.
Daha az yanıcı maddelerin piyasaya sürülmesinden önce tıpta ameliyatlarda anestezide kullanılmaktaydı.
Birçok olayda olduğu gibi etilenin tarımsal ürünler üzerindeki etkiside tesadüfen bulunmuştur.
Kesin tanısı yapılmadan ,yıllar önce,olgunlaşmayı teşfik eden bir maddenin varlığı bilinmekteydi.
Çok eski dönemlerde ,ateş yakılan ortamlarda bulunan meyvelerin daha erken olgunlaştığı bilinmekteydi.
Meyvelerin etilen salgıladığına dair ilk somut çalışma 1934 yılında ortaya konulmuştur.
Etilenin tarihsel süreci ile ilgili iki gözlem de Porto Riko ve Filipinlerde gerçekleşmiştir.
Porto Riko daki ananas üreticileri ile Filipinlerdeki Mango üreticileri sözkonusu meyvelerin yakın çevresinde yanıcı bir gaz tabakasının oluştuğunu ve bu gaz tabakasının çiçek oluşumunu ve çiçeklenmeyi hızlandırdığını belirtmişlerdir.
Günümüzde etilen gazının her iki meyvede de çiçeklenmeyi teşfik ettiği bilinmekte ve yaygın olarakta uygulanmaktadır.
Öte yandan etilen ölüm veya olgunlaşma hormonu olarakta bilinmektedir.
Etilen bitki bünyesinde cereyan eden çok sayıda büyüme ve gelişme olayında rol oynamaktadır.
Meyve sebze ve çiçeklerde serbest etilen gazını bünyeye bağlayan bağlama yüzeyi bulunmaktadır.
Etilenin meyvelerde olgunlaşmayı hızlandırsığına dair pratikte avokado,domates ve muzların kağıtlara sarılması gösterilebilir.
Kağıt torba içerisinde biriken etilen meyvenin kendisi tarafından üretilmektedir.
Üretilen ve biriken etilen ise meyve tarafından daha fazla etilenin salgılanmasını ve dolayısıyla meyvenin olgunlaşmasını hızlandırmaktadır.
Dolayısıyla etilen,olgunlaşmayı,yaşlanmayı ve sonuç olarak da ürünün bozulmasını teşfik etmektedir.
Sebze,meyve ve çiçeklerin bulunduğu depolar kontrollü olmalıdır ve üretilen etilen en kısa zamanda ortamdan uzaklaştırılmalıdır.
Depolamada diğer önemli bir olayda etilenin salgılanmasını engelleyici veya etkisini bloke edici
1-Metilsiklopropene,potasyum permanganat,karbondioksik,gümüş,salisilik asit ve seyreltik nikrik asit çözeltileri veya benzeri kimyasalların kullanılmasıdır.
Soğuk hava depoları gıda zincirinin çok önemli bir parçasıdır ve çok ciddi bir endüstri koludur.
Depolardaki yaş sebze-meyve kayıplarının en önemli nedenlerinin başında salgılanan etilenin ortamdan uzaklaştırılmaması gerekmektedir.
Olgunlaşma meyvelerde görülen gelişme olaylarının son safhasıdır.
Olgunlaşma aşamasında meyve rengi değişir,meyvenin tadı,yapısı ve aroması optimum yeme kalitesine ulaşır.
Meyve olgunluğunu takip eden işlemler etilen olarak bilinen bu ajan tarafından başlatılır.
Etilen üniversal olgunlaşma hormonu olarak da adlandırılmaktadır.
Olgunlaşma tek yönlü ve geriye dönüşümsüz bir işlemdir.
Genel anlamda dışarıdan uygulanan etilenin normal olgunlaşma olayı üzerindeki etkisi sınırlıdır.
Etilen uygulaması yapılan meyvelerle normal olgunlaşma seyri içerisinde olgunlaşan meyvelerin bünyelerinde meydana gelen biyokimyasal,kimyasal ve fizyolojik olaylar arasında herhangi bir fark yoktur.
Örneğin,domates meyvesi etilen uygulaması ile değilde kendi doğal seyri içerisinde olgunlaşır.Domateste etilenin hızlandırıcı etkisi yok denecek kadar azdır.Domates meyvelerinde ortaya çıkan renk değişimleri yeşil renk pigmentlerinin kaybolması yani yıkıma uğraması ve aynı zamanda karatenoidlerin kırmızı renkli likopen pigmentine dönüşüm olayıdır.Dolayısı ile domateste etilen kullanımı çok sınırlıdır.
Etilen ticari olarak muz,kavun ve bazı turunçgillerin aynı zamanda ve daha çabuk olgunlaştırılması amacı ile kullanılmaktadır.
ETİLEN;
Bazı meyvelerde olgunlaşmanın hızlandırılmasında; armut,avokado,domates,elma,kavun,mango,şeftali ve muz gibi fazla etilen salgılayan meyveler brokoli, hıyar,
ıspanak,karnabahar,lahana,marul ve diğer bazı yeşillikler gibi etilene duyarlı olan ürünlerden kesinlikle ayrı depolanmalıdır.Aksi halde salgılanan etilen bu sebzelerde sararmalara ve yeşil renklerin kaybolmasına neden olur.
Etilen,limon ve muz sarartmasında yaygın olarak kullanılmaktadır.
Ceviz,kiraz ve zeytin gibi hasadı fazla işgücü gerektiren meyvelerde mekanik hasadı hızlandırmak ve meyvelerin aynı anda hasadını sağlayabilmek için kullanılır.Etilen söz konusu meyvelerde meyve sapının sürgüne veya dala bağlanma noktalarının zayıflamasına neden olur.
Lahana,karnabahar ve bazı salon çiçeklerinde yaprak dökülmesini,brokoli,kesme çiçekler ve patlıcanda ise çiçek dökülmesini hızlandırır.
Yaprakların solarak aşağı doğru sarkmasına yani epinastiye neden olur.Epinasti,domates gibi bitkilerin taze sürgünlerinde görülen bir olaydır.
Bazı bitkilerin dormant halindeki tomurcuk ve tohumlarının aktif hale gelmesini hızlandırır.
Depolanmış patateslerin sürmesini tetikler.Zira etilen patateslerde solunumu arttırır ve karbonhidrat taşınmasını hızlandırır.
Dormant haldeki soğanlı bitkilerde soğancıklara uygulanan etilen bu bitkilerde sürgün ve kök gelişimini hızlandırmakta,çiçeklenme süresini kısaltmakta ve soğancık çoğalmasını arttırmaktadır.
Su altında kalan çeltiklerde sap uzamasını teşfik eder.
Ananas gibi bazı türlerde çiçek oluşumunu başlatmak amacı ile pratikte yaygın olarak uygulanmaktadır.
Tek evcikli bitkilerde dişi çiçek sayısını arttırır.
Çiçek ve meyvelerin yaşlanmasını teşfik eder.
Şalgam ve kuşkonmazlarda sertleşmeyi teşfik eder.
Lahanalarda sararmayı ve yaprak dökümünün hızlanmasını teşfik eder.
Biber,yazlık kabak ve karpuzlarda yumuşama,bozulma ve tatsızlaşmayı teşfik eder.
Patlıcanlarda meyve etinin ve tohumunun kahverengileşmesi ve renk bozulmasını hızlandırır.
Tatlı patateslerde renk bozulmasını ve lezzet kaybını hızlandırır.
Yeşil domateslerde hızlı olgunlaşmaya ve yumuşamaya neden olur.
Havuç ve turplarda acılaşmaya neden olur.
Karanfillerde sleepeness olarak bilinen uyku halinin oluşmasına neden olur.Uyku hali karanfillerde hiçbir şekilde istenmeyen fizyolojik bir olaydır.Etilenin etkisi ile kapanan çiçekler birdaha açılmaz ve ürün ticari değerini tamamen kaybeder.
Başta badem,erik,kayısı ve kiraz gibi taş çekirdekli meyveler ile lale,nergis ve süsen gibi çiçek soğanlarında zamklanma'ya neden olur.
Domateslerin daha çabuk kızartılması amacıyla kullanılır.
Kavunlarda hasat olgunluğuna yakın dönemlerde meyvelerin dip kısımlarına lokal olarak etilen uygulaması yapılmaktadır.Düşük dozlarda dahi olsa sera içerisine püskürtme şeklinde verilen etilen gelişmekte olan ikinci grup meyvelerin küçük iken sararmalarına ve zararlanmalarına neden olur.
Kavunlarda dişi çiçek oluşumunu teşfik eder.Özellikle hibrit kavun tohumu üretimi sırasında birim alandan daha fazla tohum elde etmek amacıyla bitkilerde dişi çiçek sayısının fazla olması istenir.
ETİLEN BAHÇE BİTKİLERİ ÜRÜNLERİNİN RENK,YAPI,DOKU VE TADI ÜZERİNDE ETKİLİ OLAN ÇOK ÖNEMLİ BİR HORMONDUR.
ERSİN ASLAN
TEL:0(530)966 27 07
MAİL:[email protected]
FACEBOOK
SAYFA&GRUP:NZT KİMYA TARIM ÇÖZÜMLERİ