MERHABA KOMŞUM,
Biz sana soracak vakit bulamadan bir işe kalkıştık, niyetimizi ve neden acele ettiğimizi anlatmak istiyoruz. Caferağa muhtarlık binasının ardındaki o yemyeşil alan var ya, hani sokaktaki köpekler ve kediler için derme çatma da olsa barınaklar olan, bazı komşuların evini paylaştığı hayvanları da gezdirmeye getirdiği çimenlik…
Oranın mülki hakkı (tapusu) Vakıflar Genel Müdürlüğü’n
de. Bir ara otoparka dönüştürülmek istenen ama şimdilik hâlâ boş durmakta olan bu alanı Kuzguncuk bostanı örneğinde olduğu gibi farkındalık ve dayanışma ile mahallemizin ortak alanı olarak koruyabiliriz. Biz istedik ki Kadıköy’de de mahalle bostanları olsun. Doğayla, toprakla ilişkimiz apartmanla park arasına sıkışıp kalmasın. Toprağa dokunmadan, bir tohuma can suyu vermeden geçen günlerimiz artık olmasın. Kendi yetiştirdiğimiz maydanozu, domatesi, baklayı, kabağı soframıza koymak bir emeklilik hayali olarak kalmasın.
İstedik ki, bu bostan öyle bi yerde olsun ki sizlerle birlikte çapa sallarken kuracağımız dostluk ve dayanışma aynı zamanda ektiğimiz toprağı, etraflarındaki yeşilliği, açıklığı korumamıza da yardım etsin.
İşte o yüzden burayı seçtik. Ancak hiçbir canlının kurulu düzeni de bozulmasın istiyoruz. Ne orayı mesken bilen sokak kedileri ve köpekleri, ne oraya gezmeye gelen ev köpekleri bizden rahatsız olmasın diye ekim alanını küçük tutacağız
(bostan dediysek ağız alışkanlığından, yoksa bu bir “bahçe” aslında). Ekinlerle oynamasınlar diye etrafını birazcık çevireceğiz o kadar, tabii paticiklerine ve dişlerine zarar vermeyen malzemelerle...
Peki acelemiz niye? Acelemiz baharın gelişindendir komşum. Lakin hazırlığımız tamam, kardeş bostanlardan birkaç alet edavet aldık, tohumlarını da paylaşacaklar biz hazır olunca. Bahsi geçen alanda ekime uygun olan bölgeyi temizlemek için seninle buluşmak istiyoruz. Hem belki bizimle paylaşacağın tecrübelerin vardır.
Çalışma zamanlarımızı da buradan duyuracağız.