RUMI Centre Belgium

RUMI Centre Belgium "Culture and Art is Life.."

"...Zindanların En Darı,Ahlâkı, Ahlâkına Uymayan İnsanlarlaBir Arada Yaşamaktır."[ Hazreti Ömer -radıyallahu anh)
03/07/2018

"...Zindanların En Darı,
Ahlâkı, Ahlâkına Uymayan İnsanlarla
Bir Arada Yaşamaktır."

[ Hazreti Ömer -radıyallahu anh)

Mevlana ya moğol ajanı diyenler, için ayrıca nedense toplumumuzda tarihteki yaşayanlar için bir ajanlık buluruz moğol, i...
02/07/2018

Mevlana ya moğol ajanı diyenler, için ayrıca nedense toplumumuzda tarihteki yaşayanlar için bir ajanlık buluruz moğol, ingiliz, alman ,amerikan ,arab ,türk toplumu kadar tarihinindeki şahsiyetleri itibarsız hale getirmek isteyen başka bir toplum varmı acaba ?
Molla seyda huzeyfe

Ekrem Buğra Hocanın yazısından

Moğollardan korkuyorsanız, Allah’ı tanımıyorsun demektir. Siz onlara bakınca kâfir görüyorsunuz; ben ise aralarında yüz tane iman sancağı sayıyorum” diyordu Mevlânâ...

Eski zamanlarda Türklerle yakın coğrafyada yaşayan; ama akraba olmayan Moğollar, nüfus ve kültür cihetiyle komşularından çok geride kalmışlardır. Türkler, anavatanları olan bugünki Moğolistan’dan batıya doğru kayınca, Moğollar da güneye kayarak bu toprakları yurt edinmiştir. Kabile halinde yaşadıkları için, devlet kuracak çapta bir hareket olmamış; bir imparatorluk hanedanı çıkaramamışlardır. Ta ki 12. asra kadar…

Beylikten hanlığa

Cengiz (Çingiz), Kıyat adında bir Moğol kabilesindendir. Türkçe de bilmesi, sonraki bazı tarihçileri, Türk olduğu, ailesinin sonradan Moğollaştığı kanaatine sevketmiştir.

Asıl adı Temuçin’dir. Temuçin, babasının öldürdüğü Tatar şefinin adıdır. O zaman böyle isim vermek âdetti. Babası Yesügey, boy beyiydi. Genç yaşta ölünce, Cengiz ve kardeşlerini dirayetli bir kadın olan anneleri büyüttü.

Ailesinin karizması yanında, cesaret ve gücünü de kullanarak etraftaki Moğol kabileleri üzerinde hâkimiyetkurdu. Doğu Moğolistanı’nda han (kral) olarak tanındı. Çingiz adını aldı. Çing, Çince, hükümdar demektir.

Cengiz, sadakat ve liyakata kıymet verirdi. Kurduğu devleti, ileride Cengiz Yasası adı verilecek olan kaidelerle şekillendirdi. Eski Hun ordusunu takliden, her biri 10 bin kişilik tümenlerden müteşekkil muazzam bir ordu kurdu. Çetin muharebelerden sonra Çin’in payitahtı Pekin’i fethetti. Tarihin en güçlü hanedanlarından birini kurdu. Torunları, 17.asra kadar Çin’i idare ettiler.

Moğol Korkusu

Göçebe bir devletin hükümdarının, Türkistan tahtındaki Muhammed Harzemşah’a yazdığı bir mektupta “Oğlum”tabirini kullanması, bu büyük devletin hakanını çileden çıkarttı. Halbuki tarih boyunca göçebeler, büyük medeniyetleri yerle bir etmişlerdi. Otrar valisinin Moğol tüccarlarını öldürtmesi, üstelik Harzemşah’ın bunun için özür ve tazminat isteyen Moğol elçisini, an’aneleri hiçe sayarak katletmesi, sonunu getirdi.

Cengiz, 200 bin kişilik ordusuyla Türkistan’a yürüdü. Gaddarlıkta Cengiz’den aşağı kalmayan Harzemşah yenildi; Türk Hakanlığı çöktü. Moğollar, Türk şehirlerini yerle bir ettiler. Halkını katliama tâbi tuttular. 100 yıllık bu istila neticesi, milyonlarca Türk ve Müslüman öldürüldü. Bu felâketin tarihte bir eşi yoktur. Moğol korkusu, öyle yayılmıştır ki, İbn Esir’in rivayetine göre, bir Moğol, birine bekle geleceğim der; adam korkusundan bir yere ayrılamaz. Moğol bir kılıç bulup gelir ve adamı oracıkta öldürür.

Cengiz 1227’de ölünce, İran’dan Çin’e kadar uzanan imparatorluğu 4 oğlu arasında paylaşıldı. Bunlardan İran’a hâkim olan birinin başında, ilhan denilen vali/hükümdar vardı. O sebeple bunlara İlhanlılar derler. İlhanlılar, Cengiz’in yarıda bıraktığı işi tamamladılar. Torunu Hülagu1258’de Bağdad’ı yakıp yıktı. Abbasi imparatorluğunu ortadan kaldırdı. 800 binden fazla Müslümanı öldürdü.

Sonra Anadolu’ya yönelen İlhanlılar, 1243’de Kösedağ’da 30 bin kişilik orduyla, 80 bin kişilik orduya sahip Selçukluları mağlup ederek Anadolu’ya çöreklendiler. Zaten çözülmüş olan Selçuklu iktidarı, istilâcılar önünde diz çöktü. Anadolu birliği bozuldu. Eline bir kasaba geçiren, kendini bey ilan etti. Vergilerini muntazaman ödediler. İlhanlılar da onlardan asker almadılar. 1335’te Ebu Said Bahadır Han ölene kadar, Osmanlılar dâhil hepsi Tebriz’deki İlhanlı tacına bağlı kaldılar.

Müslüman Türk Kültürünün Zaferi

Derken tarihte ender rastlanan bir şey oldu. İstilacılar, mağlupların yüksek kültürünün tesiri altına girdi. 3. ilhan Teküder Müslüman olup Ahmed adını aldı. Sonraki ilhanlar yine eski dinlerine döndülerse de, 1295’te 7. ilhan Gazan Han kati olarak Müslüman oldu, Mahmud adını aldı. Gazan Han’ı bir Selçuklu prensesi olan üvey annesi Hüdâbend Hatun yetiştirmişti.

Aralarında Şamandan başka Budist ve Hristiyanların da bulunduğu İlhanlılar, süratle müslümanlaştı. Sarayda Türkçe konuşurken, resmi yazışmalar Farsça yapıldı. İslâmiyete çok hizmet ettiler. Bugün İran ve Anadolu’nun pekçok şehrinde İlhanlılardan kalma camiler, medreseler, imaretler arz-ı endam eder. Erzurum’da Üç Kümbedler, Yâkutiye Medresesi; Sivas’ta Çifte Minareli Medrese; Niğde’de Sungur Bey Câmii, Bünyan Ulu Câmii, AmasyaSabuncuoğlu Dârüşşifası, Sivrihisar Âlemşah Künbedi hep bu cümledendir.

Anadolu halkı, İlhanlıları millî bir hanedan olarak görmemiştir. Tarihçiler, İlhanlıları atlayıp, Osmanlıların tacı, Selçuklulardan devraldığını yazmış; İlhanlıları lüzumundan fazla kötülemiştir. Halbuki İran’da tutunmak, Memlûk ve Altınordu baskısına mukavemet edebilmek için Türkistan’dan milyonlarca Türk’überaberinde getirmişlerdi. Böylece Anadolu, Azerbaycan ve Kafkasya’nın Türk yurdu olmasında İlhanlılar mühim rol oynadı.

Moğolların Türkleşmesi/Müslümanlaşması, Türk tarihinin en mühim hâdiselerindendir. Türk/İslâm kültürünün zaferlerindendir. Moğolistan haricindeki bütün Moğollar İslâmlaşmış; Türklerle karışarak Moğolcayı unutmuştur. Türkistan’daki Türklerde görülen çekik göz, işte bu hâdisenin neticesidir.

Gazan Han, Osman Gazi’nin muasırıdır. Sikkelerin üzerinde “kaan el-adil çengiz hannın yarlığı” yazardı. Türkçe ve Moğolca’dan başka, Farsça, Arapça, Sanskritçe, Keşmirce, Tibetçe, Çince ve Yunanca öğrenmişti. Askerlik, iktisat ve inşaat üzerine mütehassıs idi. Hem kahraman, hem de milli ananelere çok bağlıydı. Genç yaşta ölünce, İlhanlılar da çözülmeye yüz tuttu.

Moğol Ajanı?

Mevlânâ Celâleddin Rûmî hazretleri, aslen bugün Afganistan’daki Belh şehrindendir. Ailesiyle beraber Anadolu’ya geldiler. İki sene Erzincan’da yaşadıktan sonra Konya’ya yerleştiler. Moğol istilası üzerine Anadolu kargaşaya düşmüştü. Bu hengâmda Mevlânâ, Ehl-i sünnetprensipleri çerçevesinde, Moğollara zıt gitmedi; onlar aleyhine konuşmadı ve konuşturmadı. Böylece Moğol idarecilerinin itimadını kazandı. Onlarla iyi münasebetkurdu. Hatta ileri gelenleri Mevlana’nın sohbetlerine gelmeye başladı. Halk, artık anarşiden bıkmış, istikrar için Moğolların hâkimiyetine razı gelmişti.

Bu yüzden Mevlânâ’nın Moğol zulmüne göz yumduğu, hatta bir Moğol ajanı olduğu iddiası savurulmuştur. Bir zamanlar TV’de pek boy gösteren evlere şenlik bir ilahiyat fakültesi dekanının, Mevlânâ üzerine tez hazırlayan talebeyi, “Bırak şu Moğol casusunu” diyerek evrakını imzalamadan odasından kovduğuna şahid olmuştum.

Anlaşılan odur ki Moğolların Türkistan’ı istilasına şâhid olan Mevlânâ, onlara karşı mücadele etmenin bir fayda vermeyeceğini görmüş; memleketin tahrib edilmesini engellemek istemiştir. Cihâdı devlet yapar. Ferdlerin cihâdı, fitne çıkartmadan emr-i maruf yapmaktır. Mevlânâ da bir ferd ve bir âlim olarak bunu yapmıştır. Güçlü ve gâlip Moğollarla iyi geçinerek halkı ve dini korumuştur.

Manevî fetih

İlhan Keyhatu, Anadolu’yu işgal edip Konya önüne gelince, halk Mevlânâ’ya sığınmıştı. O ise Keyhatu’nun rüyasına girip, “Ey Tatar! Konya’yı işgalden vazgeç!”diye ihtar edince, büyük tesir altında kalan Keyhatu, “Bu sıradan birisi değil. Her şehirde böyle biri bulunsaydı, yenilmezlerdi” diyerek geri çekildi. Moğolların Şam kuşatması sırasında da kerâmet göstererek İslâm askerine yardım ettiği; böylece Moğolların geri çekildiği rivayet olunur. [Tatar, o zaman Moğollar için Batı’da kullanılan bir tabirdir. Şimdiki Tatarlar farklıdır.]

Mevlânâ, İlhanlıları istikbalin iyi müminleri olarak görüyordu. Divan-ı Kebir’de geçen, “Moğollardan korkuyorsanız, Allah’ı tanımıyorsun demektir. Siz onlara bakınca kâfir görüyorsunuz; ben ise aralarında yüz tane iman sancağı sayıyorum” beyiti, bu tavrının hikmetini aksettirir. 25 sene sonra Müslüman olan Gazan Han, bu beyiti, giydiği kaftana altın telle yazdırmıştır.

Mevlânâ’nın oğlu Sultan Veled ve torunu Ârif Çelebi, Gazan Han’ın Tebriz’deki sarayında büyük bir hürmetlekarşılanmış; henüz Müslüman olmayan Moğol beylerini büyüleyerek kendilerine hayran bırakmışlardır. Hatta inançlı bir Budist olan İrenci Noyan’a İslâmiyeti üstü kapalı olarak öyle telkin etmiştir ki, Müslüman olmaklakalmamış; Mevlevî tarikatine girmiştir. Bu zâtlar, evliyalığa has incelikle psikolojiye vâkıftır.

Bu gibi hâdiseler, Müslüman Anadolu Türklüğü’nün, muharebede yenemediği müdhiş istilâcı bir düşmanı, manevî sahada fethettiğini gösterir.

Gazan Han'ın İslâmiyeti kabul edişi

Türk dernekler birliği utv nin düzenlemiş olduğu sanat programından ğörüntüler
24/06/2018

Türk dernekler birliği utv nin düzenlemiş olduğu sanat programından ğörüntüler

Vroeg-middeleeuwse verkeersbordDeze (erg goed te lezen!) markeersteen uit de tijd van de Umayyaden stond langs een pelgr...
18/06/2018

Vroeg-middeleeuwse verkeersbord

Deze (erg goed te lezen!) markeersteen uit de tijd van de Umayyaden stond langs een pelgrims- of handelsroute en gaf (na een niet compleet teruggevonden tekst) aan hoeveel mijlen het zou zijn vanaf dat punt naar Damascus.

Volgens de staan "honderdnegen (109) mijl".

Let op het mooi leesbare koefische schrift!

De tekst die nog leesbaar is:

‏‎‎‎.....الأميال عبد
الله عبد الملك ا
مير المؤمنين رحمه الله
عليه من دمشق إلى هنا
الميل تسعة ومائة ميل

11/06/2018
Haselt iftar çadırı programındaki gösterimiz
04/06/2018

Haselt iftar çadırı programındaki gösterimiz

Terör saldırısı heryerde can yakıyor maalesef üzülüyoruz.........liegede yapılan saldırıda yakınlarını kaybedenlere başs...
30/05/2018

Terör saldırısı heryerde can yakıyor maalesef üzülüyoruz.........
liegede yapılan saldırıda yakınlarını kaybedenlere başsağlığı dilerim yaralılarada acil şifalar dilerim
Terörün DİNİ yoktur

Mânâ evine daldıkVücut seyrini kıldıkİki cihan seyriniCümle vücutta bulduk  Yedi yer yedi göğüDağları denizleriUçmağ ile...
24/05/2018

Mânâ evine daldık
Vücut seyrini kıldık
İki cihan seyrini
Cümle vücutta bulduk

Yedi yer yedi göğü
Dağları denizleri
Uçmağ ile tamuyu
Cümle vücutta bulduk

Gece ile gündüzü
Gökte yedi yıldızı
Levhte yazılı sözü
Cümle vücutta bulduk

Musa ağdığı Tûr'u
Yoksa Beyt_ül Mü'mur'u
İsrafil çalan sûru
Cümle vücutta bulduk

Tevrat ile İncil'i
Furkan ile Zebur'u
Bunlardaki beyanı
Cümle vücutta bulduk

Yunus'un sözleri hak
Cümlemiz dedik sadak
Nerd'istersen orda Hak
Cümle vücutta bulduk . ...!!!...

Değerli ihvan dost muhibban kardeşlere hilal mevzundaki sorularına karşı diyanet teşkilatına uymalarını yasadığımız çoğu...
16/05/2018

Değerli ihvan dost muhibban kardeşlere hilal mevzundaki sorularına karşı diyanet teşkilatına uymalarını yasadığımız çoğunluğa uymalarını tavsiye ederiz bu tip ıhtilaflar tarih boyunca olmuştur kafa karışacak bir mevzu değildir
Ayrıca suud un fetvasıda şu şekildedir
Duyuru: Suudi Arabistan'da Kadılar Yüksek Kurulu, bu akşam Ramazan Hilâlinin ru'yetinin/görülmesinin sübut bulmadığını, Çarşamba Gününün Şa'ban ayının 30. ve arafe günü olarak tamamlanacağını, 17 Mayıs Perşenbe gününün Ramazan'ın ilk günü olacağını ilan etmiştir.Ayrıca milli ğörüşede ait bir bu konuya ait bildiride yayınlanmiştır
Bu ğün türkiye için ramazan dır herkeze hayırlı ramazanlar sahurlar dileriz
Molla haydaroglu huzeyfe

Beringen belediyesinde düzenlenen bir programda flaman pakistanlı cezayir li genc yaşlı çoçuklara ebru sanatını ve mevla...
15/05/2018

Beringen belediyesinde düzenlenen bir programda flaman pakistanlı cezayir li genc yaşlı çoçuklara ebru sanatını ve mevlana sufızm tasavvufu tanıtmaya çalıstık

Muslims, Christians and Jews lived in peace together in Palestine for 400 Years under the Ottoman rule.Müslümanlar, Hris...
15/05/2018

Muslims, Christians and Jews lived in peace together in Palestine for 400 Years under the Ottoman rule.

Müslümanlar, Hristiyanlar ve Yahudiler Osmanlı yönetimi altında Filistin'de 400 yıl boyunca huzur içinde yaşadılar.

Adres

Diestersteenweg 120
Leopoldsburg
3970

Openingstijden

Maandag 14:00 - 22:00
Dinsdag 14:00 - 22:00
Woensdag 14:00 - 22:00
Donderdag 14:00 - 22:00
Vrijdag 14:00 - 00:00
Zaterdag 12:00 - 00:00
Zondag 12:00 - 22:00

Telefoon

0488299608

Meldingen

Wees de eerste die het weet en laat ons u een e-mail sturen wanneer RUMI Centre Belgium nieuws en promoties plaatst. Uw e-mailadres wordt niet voor andere doeleinden gebruikt en u kunt zich op elk gewenst moment afmelden.

Contact

Stuur een bericht naar RUMI Centre Belgium:

Uitgelicht

Delen