24/04/2026
AHMET LATİF’İ KURTARMA OPERASYONU
Samimi değilsin Doğuş Derya.
Samimi değilsin Devrim Barçın.
Herzamanki gibi Samimi değilsin CTP.
Bu haber, gerçeği ortaya çıkarmaktan çok gündemi saptırmaya hizmet ediyor. Mesele yalnızca bir bina ya da genel bir yıpranmışlık meselesi değildir. Mesele, bu binadan izinsiz alındığı ve sirkat edildiği ileri sürülen çift cidarlı paslanmaz çelik deponun belediye adına su tankerine dönüştürülmesi sürecidir. Yani tartışmanın merkezinde, kamu malının izinsiz alınması, dönüştürülmesi ve buna ilişkin hukuki sorumluluk vardır. Depo dosyası üzerinden ahlâk dersi vermeye kalkıp, olayın özünü dağıtmaya çalışanların samimiyeti elbette sorgulanır.
Dahası, bugün “devlet malı” üzerinden siyasi pozisyon almaya çalışan CTP, önce kendi iktidar dönemlerinin hesabını vermelidir.
Çünkü 2007–2019 arasında CTP, resmî hükümet kayıtlarında 5 ayrı hükümette yer aldı. 2007–2008 II. Soyer Hükümeti Değişiklik, 2008–2009 II. Soyer Hükümeti Değişiklik, 2013–2015 Yorgancıoğlu Hükümeti, 2015–2016 Kalyoncu Hükümeti ve 2018–2019 Erhürman Hükümeti.
Yani CTP; 2007–2009, 2013–2016 ve 2018–2019 dönemlerinde hükümetteydi. O halde sorulması gereken soru nettir, madem bu Fabrika devlet malıydı, neden CTP'nin hükümette olduğu o yıllarda koruma altına alınmadı? Neden kamu malı kaderine terk edildi? Neden bu çöküş seyredildi?
Üstelik bugün sanki mesele yeni fark edilmiş gibi konuşuluyor. Oysa Ahmet Latif’in 5 Mart 2019 tarihinde bu binadan çift cidarlı paslanmaz çelik depoyu izinsiz aldığı, belediye meclisi kararı su tankeri alımına ilişkin olduğu halde ihaleye çıkılmadan buzluklu kamyon alındığı, buzluğu elden çıkarıldıktan sonra söz konusu deponun tür değişikliği yapılarak araca monte edildiği iddiaları yıllardır kamuoyunun ve mahkemenin gündemindedir. Bu dosyada Ahmet Latif’in sirkat/hırsızlık suçlamasıyla yıllardır Ağır Ceza’da yargılanıyor olması ortadayken, şimdi birdenbire fabrikanın yıpranmış halini öne çıkarmak esas tartışmayı bulandırmaktan başka bir şey değildir.CTP'nin Ahmet Latif'i kurtarma operasyonundan başka bir şey değildir.
Asıl cevap verilmesi gereken soru şudur. Belediye Başkanı Ahmet Latif “tehlikeli bina” savunmasına dayanıyorsa, o tarihte yasanın belesiyeye yüklediği görevler neden yerine getirilmedi?
Depo 2019’da betonarme binadan alındıysa, tehlikeli bina için öngörülen tedbirler neden eksiksiz uygulanmadı?
Tehlikeli bina tedbiri sadece depoyu yerinden almak mıdır? Bina güvenlik çemberine alındı mı, giriş çıkışlar engellendi mi, diğer tehlikeli bölümler için koruma ve güvenlik önlemleri alındı mı, yetkili makamlara gerekli bildirimler yapıldı mı? Belediye binayı denetlemek, gerekli uyarıları yapmak, kullanımını engellemek ve konuyu yetkili makama taşımakla yükümlüydü.
Kaymakamlık ise tehlikeli bina sürecini resmen başlatmak, ihbar yapmak, süre vermek ve tamir, kapatma veya yıkım yönünde gerekli tedbirleri almak zorundaydı. Bunlar yapılmadıysa, bugün ileri sürülen “tehlikeli bina” savunması hukuki bir gerekçe değil, sonradan oluşturulmuş bir kılıf görüntüsü vermektedir.
Bugün yapılan şey nettir yıllarca iktidarda olup bu tesise sahip çıkmayanlar, şimdi bir anda kamu malı hassasiyeti keşfetmiş gibi davranıyor. Kusura bakmayın buna samimiyet değil, siyasi fırsatçılık denir. Balık hafızalı değiliz. Kim ne zaman iktidardaydı da biliyoruz.