Yazgan Design Architecture

Yazgan Design Architecture Yazgan Design Architecture Founded in 2003 by Kerem Yazgan and Begüm Yazgan, both PhD. Architects, Yazgan Design Architecture Co. Ltd.

is an architectural design and construction firm based in Ankara, Turkey. With an experienced staff of 35 architects, landscape designers, draftsmen, graphic designers and IT experts, the company has signed on to many architectural, interior design and landscape projects. In the past 12 years, Yazgan Design Architecture has been published in 19 countries and has been awarded with 38 national and

international design awards. With over 6.000.000 square meters in total projects located in both Turkey and a number of other countries, the portfolio of Yazgan Design Architecture continues to grow and diversify. The company has the capacity to create projects of different programs and scales that cover conceptual, design development and construction phases. Mixed-use buildings, retail, hotel, residential, office, educational buildings, hospitals, cultural centers, airports, and sport complexes are some of the building typologies that comprise the company portfolio. Along with its architectural repertoire, the Yazgan Design portfolio also includes landscape design, interior design and graphic design projects.

//Yazgan Tasarım Mimarlık, 2003 yılında Dr. Mimar Kerem Yazgan ve Dr. Mimar Begüm Yazgan tarafından kurulmuş olan, bir mimari tasarım ve inşaat firmasıdır. Mimar, peyzaj mimarı, teknik ressam, ve grafik tasarımcıdan oluşan 35 kişilik deneyimli kadrosu ile bir çok mimari, iç mimari ve peyzaj projesine imza atmıştır. Son 12 sene içerisinde, Yazgan Tasarım Mimarlık 19 farklı ülkeden yayınlanmış olup 38 ulusal ve uluslararası ödüllere layık görülmüştür. Firma kuruluşundan bu yana, inşaat alanı toplamda 6.000.000 m²’yi geçen Türkiye ve çeşitli ülkelerde bulunan yapıların mimari, iç mekân ve peyzaj projeleri ile Yazgan Tasarım Mimarlık tasarım portfolyosunu geliştirmeye devam etmektedir. Firma, geniş ve yetenekli kadrosuyla, farklı program ve ölçekteki projelerin tasarım, tasarım geliştirme ve uygulama aşamalarını gerçekleştirecek kapasitededir. Karma kullanımlı yapılar, alışveriş merkezleri, oteller, konutlar, ofisler, eğitim binaları, hastaneler, kültür merkezleri, havaalanları ve spor salonları, firmanın projelendirdiği yapı tiplerinden bazılarıdır. Firma ayrıca iç mekân, peyzaj ve grafik tasarım projeleri gerçekleştirmektedir.

Ordu’da dik eğimli bir arazi üzerinde konumlanan yapı, topografyanın doğal eğimini takip ederek kesitini, kotlarını ve p...
25/08/2026

Ordu’da dik eğimli bir arazi üzerinde konumlanan yapı, topografyanın doğal eğimini takip ederek kesitini, kotlarını ve peyzajla ilişkisini doğrudan arazinin karakteri üzerinden şekillendirir. Bu yaklaşım, araziye yapılan müdahaleyi en aza indirirken, dik eğim boyunca kademeli olarak açılan bir mekân dizisi oluşturur.

Evin mimari karakteri, cepheyi çerçeveleyen bir dizi strüktürel rib ile tanımlanır. Düzenli aralıklarla tekrarlanan bu elemanlar, belirgin bir ritim oluştururken yapının kesit organizasyonuna ve iç mekân ile dış mekân arasındaki değişken ilişkiye de yanıt verir. Ribler, salt strüktürel bir işlevin ötesine geçerek manzarayı filtreler, terasları tanımlar ve cephe boyunca farklı derecelerde açıklık sağlar.

Topografya, strüktür ve peyzajın bütünleşmesiyle konut, dik eğimli araziye uyum sağlayan ve aynı zamanda çevresiyle bütüncül bir mimari kimlik ortaya koyan süreklilik gösteren bir mekânsal sistem olarak kurgulanır.

Ordu Özel Konut, Ordu (2021).



Set on a steeply sloping site in Ordu, the building follows the natural slope, allowing the topography to determine its section, levels and relationship with the landscape. This approach minimizes the intervention to the site while creating a sequence of spaces that gradually unfold along the steep terrain.

The architectural character of the house is defined by a series of structural ribs that frame the facade. Repeated at regular intervals, these elements establish a distinctive rhythm while responding to the building’s sectional organization and the changing relationship between interior and exterior. The ribs extend beyond a purely structural role, filtering views, defining terraces and creating varying degrees of enclosure across the facade.

Through the integration of topography, structure and landscape, the residence becomes a continuous spatial system that adapts to its steep setting while maintaining a coherent architectural identity with its environment.

Ordu Private Residence, Ordu (2021).

19/08/2026

İBA Kimya Ar-Ge Merkezi’nde toz boya üretiminin aşamaları, kullanılan ekipmanlar, çalışan hareketleri ve bu aşamalar arasındaki ilişkiler birlikte incelenerek üretimin lineer akışı tasarımda mekânsal organizasyonun da temel girdisi olarak ele alındı.

Tartım ile başlayan süreç; karıştırma, ekstrüzyon, öğütme, uygulama ve bonding aşamalarıyla devam ediyor. Bu ardışık yapı, mekânda da karşılığını buluyor. Her üretim aşaması, bir sonrakiyle olan ilişkisi gözetilerek konumlandırıldı. Böylece üretim süreci, birbirinden kopuk işlevlerin toplamı olmaktan çıkarak kontrollü bir mekânsal kurguya dönüştü.

Bu yaklaşımda renk üretim akışını görünür kılan bir araç olarak kullanıldı; yalnızca yönlendirme amacıyla değil, farklı yüzey ve malzemeleri tek bir bütünün parçası haline getiren monokromatik bir tasarım dili olarak ele alındı. Zemin, duvar, mobilya, raf ve ekipmanlarda kullanılan farklı malzemeler, aynı renk ailesi içerisinde bir araya getirilerek mekânda süreklilik oluşturuldu.

İBA Kimya İç Mekân Tasarımı, Ankara (2025).



At the İBA Kimya R&D Center, the stages of powder coating production, the equipment used, workers’ movements, and the relationships between these stages were examined together, with the linear flow of production serving as a fundamental input in the spatial organization of the design.

Beginning with batching, the process continues through mixing, extrusion, grinding, application, and bonding. This sequential structure is reflected in the spatial organization as well. Each stage of production was positioned in relation to the following stage. In this way, the production process was transformed from a collection of disconnected functions into a controlled spatial configuration.

Within this approach, color was used as a tool to make the production flow visible and conceived as a monochromatic design language that serves as a means of orientation while bringing different surfaces and materials together as parts of a unified whole. Different materials used across floors, walls, furniture, shelving, and equipment were brought together withi

ODTÜ Teknokent içerisinde konumlanan Ar-Ge Binası, mevcut ağaç dokusunu tasarımın başlangıç noktası olarak ele alıyor. T...
05/08/2026

ODTÜ Teknokent içerisinde konumlanan Ar-Ge Binası, mevcut ağaç dokusunu tasarımın başlangıç noktası olarak ele alıyor. Tasarıma, yapının araziye en az müdahaleyle nasıl yerleşebileceği ve mevcut yeşil dokuyla birlikte nasıl çalışabileceği sorusuyla başladık.

Yapı, zeminden yükselerek ağaçların ve peyzajın sürekliliğini korurken; laboratuvarlar, ofisler ve sosyal alanlar etrafında bir araya geliyor. Araştırma, üretim ve gündelik çalışma alanları arasında konumlanan açık mekânlar, farklı ekiplerin bir araya gelebildiği, gün ışığı ve doğayla sürekli ilişki kurabildiği bir çalışma ortamı oluşturuyor.

Proje, doğal çevreyi korunması gereken bir sınır olarak değil, çalışma hayatının aktif bir parçası olarak ele alan bir Ar-Ge yapısı öneriyor. Yapı ile peyzaj arasındaki ilişkiyi güçlendiren mekânsal kurgu, değişen çalışma ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen esnek ve etkileşimi destekleyen bir çalışma ortamı oluşturuyor.

ODTÜ Teknokent Ar-Ge Binası, Ankara (2023).



Located within METU Technopark, the R&D Building takes the existing trees as the starting point of the design. The project began with a simple question: how could the building be integrated into the site with minimal intervention while working in harmony with the existing landscape?

The building is elevated above the ground, preserving the continuity of the trees and the natural landscape, while laboratories, offices, and social spaces are organized around a series of open spaces. Positioned between research, production, and everyday working environments, these outdoor spaces create a workplace where different teams can come together while maintaining a continuous relationship with daylight and nature.

The project proposes an R&D building that treats the natural environment not as a boundary to be protected, but as an active component of everyday working life. Strengthening the relationship between architecture and landscape, the spatial organization creates a flexible working environment that can adapt to changing needs while fostering interaction among its users.

METU Technopark R&D Building, Ankara (2023).

Dünyanın ikinci sıfır karbon tekstil fabrikası olan Ceres Tekstil Fabrikası, çalışanların gün ışığı, hava ve peyzajla sü...
28/07/2026

Dünyanın ikinci sıfır karbon tekstil fabrikası olan Ceres Tekstil Fabrikası, çalışanların gün ışığı, hava ve peyzajla sürekli ilişki kurabildiği bir çalışma ortamı olarak tasarlandı. Tasarıma, üretim hacimleri arasına yerleştirilen iç bahçelerin fabrikanın mekânsal organizasyonunu nasıl tanımlayabileceği sorusuyla başladık.

Üretim, dolaşım ve sosyal alanlar arasında konumlanan iç bahçeler, yapıyı farklı ölçeklerde parçalayarak doğal ışığın ve yeşilin fabrikanın merkezine taşınmasını sağlıyor. Birbirleriyle görsel ve fiziksel ilişkiler kuran bu iç bahçeler, üretim akışını kesintiye uğratmadan çalışanların gün boyunca doğayla temas edebildiği mekânlar oluşturuyor.

Proje, esnek sistem yaklaşımıyla değişen üretim ihtiyaçlarına uyum sağlayabilen, sürdürülebilirliği yalnızca teknik çözümlerle değil mekânsal organizasyonun bir parçası olarak ele alan bir üretim yapısı öneriyor.

Ceres Tekstil Fabrikası, Niğde (2021).



As the world’s second net-zero carbon textile factory, Ceres Textile Factory was designed as a workplace where employees can maintain a continuous connection with daylight, fresh air, and landscape. We began the design by asking how inner gardens inserted between the production volumes could define the factory’s spatial organization.

Located between the production, circulation, and social spaces, the inner gardens fragment the building at different scales, bringing natural light and greenery into the heart of the factory. Establishing both visual and physical connections, these inner gardens create spaces where employees can remain in contact with nature throughout the day without interrupting the production flow.

The project proposes a production facility that can adapt to changing manufacturing needs through a flexible system approach, treating sustainability as an integral part of the spatial organization rather than a collection of technical solutions.

Ceres Textile Factory, Niğde (2021).

Kahramankazan’da 2021’de tamamlanan Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi İdari Ofisi’ni tasarlarken, bozkır...
14/07/2026

Kahramankazan’da 2021’de tamamlanan Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi İdari Ofisi’ni tasarlarken, bozkırda kendi iç dünyasını kuran yeşille bütünleşmiş bir yapıya dönüşmesi en büyük hayalimizdi.

Projede, farklı fonksiyon gruplarını saran, doğal ışık ve havalandırma sağlayan iç bahçeler kurgulamıştık.

Bu iç bahçelerin mekânı için öngördüğümüz yer örtücüler, belki de onları çevreleyen cam yüzeylerin de etkisiyle çok hızlı büyüdü, bitki mekânı doldurdu; mekân, “bitki mekân” oldu. Bozkır ikliminin zorlu koşullarına meydan okurcasına iç bahçeleri sarıveren bitkiler, zamanla binayla iç içe geçti, adeta onun bir parçası haline geldi.

Çok katmanlı bir bahçe-yapı ilişkisi araştırdığımız projeye beş yıl sonra bakarken, yapı-doğa sınırlarının muğlaklaşmasına yer örtücülerinin yaptığı katkıyı görmek bizi mutlu ediyor.

Uzay ve Havacılık İhtisas Organize Sanayi Bölgesi İdari Ofisi, Ankara (2021).



When we designed the Aerospace Specialized Organized Industrial Zone Administrative Office in Kahramankazan, completed in 2021, our greatest aspiration was to create a building that would establish its own inner world within the Anatolian steppe—a place where architecture and greenery could become inseparable.

The project was organized around a series of inner gardens that surround different functional zones, providing abundant natural light and ventilation.

The groundcover plants we envisioned for these inner gardens grew much faster than expected, perhaps encouraged by the glass surfaces enclosing them. Over time, the plants filled the space completely, transforming it into a true “plant space.” Defying the harsh conditions of the steppe climate, the plants gradually embraced the inner gardens and intertwined with the building, becoming an integral part of its architectural identity.

Looking back on the project five years later, we are pleased to see how these groundcover plants have contributed to blurring the boundaries between architecture and nature—an idea that lay at the heart of our exploration of the layered relationship between building and garden.

Aerospace Specialized Organized Industrial Zone Administrative Office, Ankara (2021).

Longosphere projesinin tamamlanan en son yapısı Serenity Lounge’ı, SPA kısaltmasının (salus per aquam - suyla gelen sağl...
01/07/2026

Longosphere projesinin tamamlanan en son yapısı Serenity Lounge’ı, SPA kısaltmasının (salus per aquam - suyla gelen sağlık) anlamına denk gelecek şekilde “su” etrafında biçimlendirdik.

Merkezindeki su avlusunu çevreleyen dairesel plan, yan yana dizilen mekanlar ve onları bağlayan bir koridordan ibaret.

Bu basit kurguya sahip yapıyı bizce özel kılan, avludan içerilere doğru kıvrılan havuzun şeffaf koridor cephesiyle birlikte oluşturduğu geçirgenlik duygusu. İç-dış ayrımının sınırlarını zorlayan bu duygunun dışarıdaki karşılığıysa yapının kendini sarmalayan yoğun orman dokusuyla paylaştığı bütünleşme hissi.

Longosphere’deki diğer yapılarda olduğu gibi ahşap bir kaburgaya sahip Serenity Lounge’ı tasarlarken, kompleksin doğayla kurduğu ilişkiye suyun akışkanlığını dahil etmeyi hedefledik.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2020).



The latest completed structure of the Longosphere project, Serenity Lounge, was shaped around water, reflecting the meaning of the acronym SPA (salus per aquam – health through water).

Its circular plan is organized around a central water courtyard, consisting of a sequence of adjoining spaces connected by a single corridor.

What makes this seemingly simple configuration distinctive, in our view, is the sense of permeability created by the pool as it curves inward from the courtyard, together with the transparent corridor facade. While this quality challenges the boundaries between interior and exterior, its counterpart outdoors is expressed through the building’s sense of integration with the dense forest that envelops it.

As with the other structures at Longosphere, Serenity Lounge was designed with a timber rib structure. In doing so, we sought to introduce the fluidity of water into the relationship the complex establishes with nature.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2020).

Avrupa’nın en büyük longoz ormanına komşu bir arazide yer alan Longosphere projesine 2017 yılında başladığımızda tamamen...
24/06/2026

Avrupa’nın en büyük longoz ormanına komşu bir arazide yer alan Longosphere projesine 2017 yılında başladığımızda tamamen yerel malzemelerde üretilmiş lüks bir kamping tesisi doğaya el değmeden tasarlanabilir mi sorusuyla yola çıkmıştık.

Ana fikri Karadeniz takalarının strüktürünü oluşturan ahşap kaburgalar olan projede yapıların konumlarını detaylı ağaç rölövesine göre belirledik. Ahşap kazıklar üzerine inşa edilen yapıların toprağa etkisi, minimum ekolojik ize sahip bir olacak şekilde azaltılmış oldu. Tesisin giriş meydanıysa, projenin yakınındaki artık kullanılmayan bir alandan elde edilmiş, geri dönüştürülmüş taşlarla kaplandı.

Longosphere’in 2020’de hizmete giren bungalovlara ek olarak geçtiğimiz aylarda tamamlanan en son yapısı Serenity Lounge adını taşıyor. Bedensel ve zihinsel rahatlamaya yönelik mekanlarıyla doğayla uyumu öne çıkaran yapı içinde bulunduğu çevrenin ayrılmaz bir parçası olarak hayata geçirildi.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2020).



When we initiated the Longosphere project in 2017 on a site adjacent to Europe’s largest floodplain forest, we set out with a fundamental question: could a luxury camping destination be designed entirely with locally sourced materials while leaving nature untouched?

Rooted in the wooden rib structure of traditional Black Sea boats, the project’s buildings were positioned according to a detailed tree survey. Elevated on timber piles, they were designed to minimize ground impact and maintain the smallest possible ecological footprint. The entrance plaza was paved with reclaimed stone sourced from a nearby abandoned site.

In addition to the bungalows that opened in 2020, Longosphere’s latest addition is Serenity Lounge, completed in recent months. Dedicated to physical and mental well-being, the building emphasizes harmony with nature and was conceived as an integral part of its surroundings.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2020).

18/06/2026

Part 2

Longosphere projemizin hikâyesini, işveren Yiğit Küçükkınay’dan dinliyoruz. Projenin arka planına ve hayata geçirilme sürecine ilişkin değerlendirmelerini bu röportajda paylaşıyoruz. Tasarım ve uygulama süreci boyunca kurduğumuz yapıcı iş birliği ve kolektif çalışma ortamı için kendisine teşekkür ederiz.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2025).



We hear the story behind our Longosphere project from its client, Yiğit Küçükkınay. In this interview, he shares his reflections on the project’s background and realization process. We would like to thank him for the collaboration and collective working environment we established throughout the design and implementation process.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2025).

16/06/2026

Longosphere projemizin hikâyesini, işveren Yiğit Küçükkınay’dan dinliyoruz. Projenin arka planına ve hayata geçirilme sürecine ilişkin değerlendirmelerini bu röportajda paylaşıyoruz. Tasarım ve uygulama süreci boyunca kurduğumuz yapıcı iş birliği ve kolektif çalışma ortamı için kendisine teşekkür ederiz.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2025).

-

We hear the story behind our Longosphere project from its client, Yiğit Küçükkınay. In this interview, he shares his reflections on the project’s background and realization process. We would like to thank him for the constructive collaboration and collective working environment we established throughout the design and implementation process.

Longosphere Glamping, Kırklareli (2025).

Address

Üsküp Caddesi No: 26/14
Çankaya
06680

Alerts

Be the first to know and let us send you an email when Yazgan Design Architecture posts news and promotions. Your email address will not be used for any other purpose, and you can unsubscribe at any time.

Contact The Business

Send a message to Yazgan Design Architecture:

Shortcuts

Share