05/08/2026
DEVLET DAHA ELAZIĞ 'A NE YAPSIN?
Elazığ'a Yapılan İlk Büyük Yatırımlar ve Kaçırılan Fırsatlar
Cumhuriyet'in ilk yıllarında devlet tarafından Doğu Anadolu'nun kalkınması için kapsamlı araştırmalar yapılmıştır. Hazırlanan raporlarda Elazığ'ın; zengin maden yatakları, verimli tarım arazileri, hayvancılık potansiyeli ve stratejik konumu sayesinde bölgenin kalkınma merkezi olabileceği ifade edilmiştir. Bu doğrultuda devlet, uzun yıllar boyunca en büyük yatırımlarından önemli bir kısmını Elazığ'a yapmıştır.
Elazığ'da kurulan Şeker Fabrikası, Et Kombinası, Yem Fabrikası, Çimento Fabrikası, Eti Krom tesisleri, Keban Simli Kurşun Maden Bakır Fabrikası İşletmesi, Azot Sanayii gibi sanayi yatırımları binlerce kişiye istihdam sağlamış, şehri bölgenin üretim merkezi hâline getirmiştir. Bunun yanında Keban Barajı, Fırat Havzası'nın ilk büyük barajı olarak Elazığ'a kazandırılmış; üniversite, havaalanı ve birçok bölge müdürlüğü de yine bu şehirde kurulmuştur. Devlet, adeta Elazığ'ı Doğu Anadolu'nun lokomotifi yapmak istemiştir.
Ancak bugün dönüp baktığımızda şu soruyu sormadan edemiyoruz: Devlet üzerine düşeni büyük ölçüde yaptı da biz bu yatırımlara ne kadar sahip çıkabildik?
Keban Barajı'nın yapımı sırasında çok geniş alanlar kamulaştırılmıştır. Resmî kayıtlara göre yalnızca kamulaştırma bedeli yaklaşık 198 milyon ABD doları olarak gerçekleşmiştir. O günün şartlarında bu rakam olağanüstü büyüklükteydi. Barajın toplam yatırım bedeli ise yaklaşık 783 milyon dolar olarak açıklanmıştır.
Eğer kamulaştırma nedeniyle bölgeye ödenen bu büyük kaynak, uzun vadeli bir kalkınma planıyla değerlendirilseydi; organize sanayi bölgeleri kurulabilir, modern tarım ve hayvancılık tesisleri açılabilir, onlarca fabrika inşa edilebilir, güçlü kooperatifler oluşturulabilir ve Elazığ bugün çok daha farklı bir ekonomik seviyede olabilirdi.
Ne yazık ki o dönemde elde edilen önemli bir kısmı üretime yönlendirilemedi. Oysa doğru planlama ile bu sermaye yeni yatırımlara dönüştürülebilir, gelecek nesillere güçlü bir sanayi ve üretim mirası bırakılabilirdi.
Bugün Elazığ'ın yeniden ayağa kalkması için geçmişten ders çıkarmak zorundayız. Elazığ; madenciliği, tarımı, hayvancılığı, sanayisi, turizmi ve enerji üretimiyle yeniden bölgenin üretim üssü olabilir. Bunun için geçmişi suçlamak yerine, geçmişin tecrübelerinden faydalanarak geleceği inşa etmek gerekir.
Çünkü Elazığ'a devlet tarih boyunca büyük fırsatlar sunmuştur. Bundan sonra yapılması gereken, bu fırsatları doğru değerlendirerek şehri yeniden hak ettiği konuma taşımaktır.