08/04/2026
Kadirli Bekereci Köyü
Bekereci Köyü, Aslantaş baraj gölünün batı yakasında, engebeli bir topoğrafya üzerine kuruludur. Köyün yerleşim stratejisi, üç önemli vadi (Haleplidere, Şirleğen, Köprüderesi) ve 350 metre rakımlı Kürt Yunağı tepesiyle çevrelenmiş bir "doğal kale" karakteri taşır. Kürt Yunağı isimlendirmesi, bölgedeki farklı etnik veya aşiret gruplarının (özellikle yaylak-kışlak hattında karşılaşılan gruplar) ortak su ve temizlik kullanım alanlarına dair antropolojik bir izdir. Ancak Eski Türkmen ağzında ve yerel kayıtlarda, sarp dağlık alanlarda yaşayan, konar-göçerliği Türkmenlerden daha sert ve farklı bir disiplinle sürdüren gruplara (etnik kökenine bakılmaksızın) bazen "Kürt" veya "Ekrad" denilmiştir. Ancak Çukurova özelinde bu terim, genellikle Rişvan, Milli veya Lek gibi büyük aşiret konfederasyonlarına mensup, Türkmenlerle aynı yaylak-kışlak hattını (Uzunyayla - Binboğa) kullanan grupları ifade eder.Yunak, "yıkanma, temizlenme, yün yıkama" yeridir. Bekereci'deki bu tepe, kervan yolu (Akyol) üzerindeki stratejik bir su ve konaklama noktasıdır.Faruk Sümer ve Cevdet Türkay'ın aşiret yerleşim analizlerine göre; Çukurova'da "Kürt Yunağı", "Kürt Mezarı" veya "Kürt Kuyusu" gibi isimler, o bölgenin hakim Türkmen unsuru tarafından, bölgeden geçici olarak geçen veya orada bir dönem konaklayan dış grupları (Ekrad) tanımlamak için verilmiştir. Yani Bekereci köyleri (Göksun Türkmenleri/Avşarlar), bu ismi vererek o tepenin kendi yerleşim alanları içindeki "ortak veya yabancı kullanım alanı" olduğunu mühürlemişlerdir.
Binlerce yıldır kullanılan, Çukurova’yı İç Anadolu’ya bağlayan kadim "Akyol" (Kocayol) üzerinde bulunması, köyü tarih boyunca askeri ve ticari bir geçit merkezi kılmıştır. Akyol kervan yoluna hakim Gözetleme Tepesi, kervan güvenliğini sağlayan bekçilerin/derbentçilerin durduğu nokta olarak bu isimle de anılmıştır.Hemen aşağısındaki Kumkale ve Aslantaş kalesiyle olan coğrafi bağlantısından dolayı Kale Arkası şekilde tarif edilir.
Eski Türkçede ve zanaat terminolojisinde "bekere" (makara, tahta oyma aracı) kullanan, ağaç işleme ve tahta oyma sanatında uzmanlaşmış ustalara verilen isimdir. Bu durum, köyün kurucu unsurlarının sadece hayvancılıkla değil, aynı zamanda dönemin lojistik ihtiyacı olan araba tekerleği, makara ve ahşap aksam yapımında uzman bir "teşekkül" olduğunu gösterir.
Köyün çekirdek nüfusu, arşivlerde Göksun Türkmen Cemaati içerisinde kayıtlıdır. Yusuf Halaçoğlu ve Faruk Sümer'in tasniflerinde bu grup, Avşar boyunun ana kollarından biri olarak mühürlenmiştir.17. yüzyıl itibariyle kışlak olarak tercih edilen bu bölgeye; Göksun, Geben ve Andırın üzerinden gelen Avşar-Türkmen grupları yerleşmiştir.1950’li yıllara kadar devam eden Uzunyayla, Binboğa ve Erciyes göçleri, Bekereci halkının "tam göçer" karakterini koruduğunun kanıtıdır.
Bekereci halkı, arşiv kayıtlarında ve yerel sözlü tarihte "Göksunlu Türkmen Cemaati" veya kısaca "Göksunlular" olarak mühürlenmiştir. Bu isimlendirme sadece coğrafi bir kökeni değil, Dulkadirli bakiyesi olan bir aşiret disiplinini ifade eder.
Göksunlu cemaati, Oğuzların Bozok koluna mensup olan Avşar boyunun bir alt teşekkülüdür. 17. yüzyıl sonu ve 18. yüzyıl başlarında Göksun, Geben, Altınyayla (Andırın) ve Tokmaklı hattından güneye inerek, bugün Arslantaş Barajı altında kalan Kumkale çevresine ve Bekereci kışlaklarına yerleşmişlerdir.Arşiv araştırmalarında bölgedeki Kumkale ve çevresindeki Ermeni-Türkmen çatışmaları ve iskan hareketleri içinde Bekereci, "geçit güvenliğini sağlayan sadık aşiret" statüsünde değerlendirilir.
Arşiv belgelerinde (TD 450 ve TD 151) Bekereci sakinlerinin bağlı olduğu taifeler şu hiyerarşi ile kaydedilmiştir:
Avşar Taifesi (Ana Gövde)
Bekereci köyleri, Avşar boyunun "Kocanallı" ve "Recepli" kollarından ayrılmış, daha sonra kendi içinde müstakil bir birim haline gelmiş "Göksunlu" koluna bağlıdır. Hayvancılıkta deve ve at besiciliği üzerine uzmanlaşmışlardır. Uzunyayla göçleri sırasında Karacadır (kıl çadır) kültürünü en saf haliyle yaşatan gruptur.
B. Bekereci Teşekkülü (Zanaatkâr Türkmenler)
İsmini doğrudan bu gruptan alan yerleşimde, "Bekereci" (Tahta oyma/makara ustası) taifesi öne çıkar. Türkmenler genellikle sadece hayvancılıkla anılsa da, Bekereci grubu, ormanlık alanda (Karatepe-Andırın hattı) ağaç işleme sanatı geliştirmiş özel bir esnaf-aşiret birleşimidir. Bu grup, kervan yolu üzerindeki arabaların tekerlek ve mekanik aksam ihtiyaçlarını karşılayan "teknik bir taife" statüsündedir.
C. Karacalar / Karaşalvarlı Kolu (Kısmi Bağlantı)
Bekereci yerleşimi içerisinde, çevre köyler olan Sofular ve Bahadırlı ile akrabalık bağları üzerinden eklemlenmiş, Varsak federasyonu ile dirsek teması olan küçük Türkmen bölükleri de (Karacalar gibi) mevcuttur.
Köydeki ailelerin büyük çoğunluğu, 1934 öncesi "Göksunluoğulları" veya "Bekerecioğulları" lakaplarıyla anılmaktadır. Bu ailelerin sosyal statüsü, kervan yolunun (Akyol) güvenliğini sağlayan "Derbentçi" (Geçit koruyan) vasfına dayanır. Devecilik ve kervan lojistiği sağladıkları için, bölgedeki diğer yerleşik köylere nispeten daha mobil ve ekonomik olarak güçlü bir yapıdadırlar. Bekereci halkının "dik başlı, sözüne sadık ve misafirperver" özellikleri, bu köklü Avşar asabiyetinin günümüze yansıması olarak değerlendirilir.
Karacadır (kıl çadır), Avşar estetiğinin ve dayanıklılığının simgesidir. Develerle yapılan bu uzun seferler, köyün ekonomik yapısının sadece yerel değil, bölgeler arası bir ticaret ve hayvancılık ağına bağlı olduğunu gösterir.
Yaşar Kemal: Kemal’in eserlerinde tasvir ettiği "Akyol" kervanları ve dağ yamaçlarına tutunmuş Türkmen obaları, Bekereci’nin fiziksel ve ruhsal yansımasıdır. Özellikle Binboğalar Efsanesindeki göç sahneleri, Bekereci halkının 1950 öncesi yaşadığı o epik yolculuğun edebi belgesidir.
Bekereci köyünün engebeli topoğrafyası ve ortalama 230 metrelik rakımı, son yıllarda geleneksel hububat tarımına alternatif olarak lavanta (Lavandula) yetiştiriciliği için stratejik bir ekolojik niş oluşturmuştur. Mikro-klima özelliklerinin yanı sıra kireçli ve süzek toprak yapısı, lavanta tarlalarının bu bölgede yüksek uçucu yağ kalitesiyle gelişmesine olanak tanımaktadır. Bu tarımsal dönüşüm, sadece ekonomik bir çeşitlilik değil, aynı zamanda köyün Karatepe-Aslantaş destinasyonu ile entegre olan bir "agro-turizm" aksına eklemlenmesini sağlamış; bölgenin kadim Türkmen kimliğini modern ve estetik bir kırsal kalkınma modeliyle yeniden harmanlamıştır.
Köyün tarihi mezarlığı ise, Göksunlu Türkmen Cemaati’nin 17. yüzyıldan itibaren bölgeye vurduğu mülkiyet mührünün en somut epigrafik kanıtıdır. Mezar taşlarındaki ikonografik unsurlar ve kitabeler, halkın Avşar boyuna mensubiyetini ve Akyol üzerindeki "derbentçi" statüsünü doğrulayan antropolojik veriler sunmaktadır.
Çukurova ve Kuzey Doğu Akdeniz (Ana Kışlak ve İskan Sahası)
Osmaniye (Kadirli - Bekereci / Bahadırlı): Cemaatin Akyol üzerindeki ana merkezidir. Göksunlu, Bekereci, Hacıvelioğlu ve Şerleğen sülaleleri buradaki yerleşimin asli unsurlarıdır.
Osmaniye (Sumbas - Mehmetli / Akçataş): Bekereci’den ayrılan ve hayvancılık potansiyeli için çevre köylere dağılan akraba kollar buralarda meskundur.
Adana (Ceyhan, İmamoğlu, Kozan): Göksunlu Türkmenlerinin 18. yüzyıl sonu göçlerinde Ceyhan nehir boyuna ve İmamoğlu ovalarına yerleşen kolları, Bekereci halkıyla doğrudan kan bağı taşır.
Maraş - Göksun ve Andırın Hattı (Kök Salınan Topraklar)
Kahramanmaraş (Göksun, Geben, Andırın): Bekereci isminin ve cemaatinin çıktığı ana havzadır. Geben ve Andırın’ın Tokmaklı, Kayasuyu köylerindeki aileler, Bekereci halkının 17. yüzyıl öncesindeki "amca çocukları" ve doğrudan akrabalarıdır.
Kahramanmaraş (Merkez - Serintepe/Mağralı): Şehre göç eden Bekereci sülaleleri genellikle bu mahallelerde yoğunlaşmıştır.
İç Anadolu ve Uzunyayla (Yaylak Hattı)
Kayseri (Pınarbaşı, Sarız, Uzunyayla): Bekereci halkının 1950'lere kadar deve kervanlarıyla çıktığı ana yaylak sahasıdır. Buradaki Avşar köyleri (özellikle Göksunlu koluna mensup olanlar), Bekereci sakinlerinin "yaylak kardeşi"dir.
Sivas (Şarkışla, Kangal): Bozulus Türkmenleri içerisinde hareket eden Bekereci ve Göksunlu bölüklerinin bir kısmı, 18. yüzyıl iskan fermanlarıyla Sivas hattında kalmıştır.
Batı Anadolu ve "Bekereci" Lakaplı Kollar (Zanaat Göçleri)
Aydın & Manisa: Osmanlı’nın "Yörük İskanı" sırasında bölgeye sevk edilen ve tahrirlerde "Bekereci" veya "Bekereci Yörüğü" olarak geçen (mesleki isimle kayıtlı) gruplar mevcuttur. Bugün Ege’deki bazı Türkmen köyleri, Bekereci’deki tahta oyma ustalarının oraya gönderilen akraba kollarıdır.
İzmir (Torbalı - Tekeli Hattı): Karatekeli ve Göksunlu gruplarının Ege’deki iskan noktalarında Bekereci sülaleleriyle hısımlık bağları olan haneler tescillidir.
Dr. Aytaç Bozkuyu
Kaynakça
BOA, TD 151: Halep Türkmenleri Kayıtları (Bekereci ve Göksunlu cemaat zikirleri).
BOA, TD 387: Maraş Sancağı Tahrir Defteri (1563).
Halaçoğlu, Yusuf: Anadolu'da Aşiretler, Cemaatler, Oymaklar (Avşar maddesi).
Tolu, M. & İşlek, B.: Çukurova Folkloru Üzerine Mektuplar (Bekereci derlemeleri).
Kadirli Kaymakamlığı: Köy Tarihçeleri ve Yerel Envanter.