15/10/2026
MÜBAREK CUMAMIZ KUTLU OLSUN. YALAN VE İFTİRA: DİLİN GÜNAHI, VİCDANIN İFLASI.
Bir insanı yalanla kandırabilirsiniz, iftirayla karalayabilirsiniz; fakat unutmayın ki hiçbir yalan sonsuza kadar gerçek, hiçbir iftira da sonsuza kadar hakikat olarak kalmaz!
Günümüzde insanlığın en büyük sorunlarından biri, gerçeğin değerini kaybetmesi, yalanın sıradanlaşması ve iftiranın bir çıkar aracı hâline getirilmesidir.Öyle bir zamandayız ki bazı insanlar hakikati araştırmadan hüküm veriyor, duymadan konuşuyor, bilmeden suçluyor! Kimi menfaati için yalan söylüyor, kimi kıskançlığından iftira atıyor, kimi de bir başkasını küçültüp kendisini büyütmek için insanların onuruyla oynuyor.Yalan, insanın kendi karakterine sürdüğü lekedir. İftira ise masum bir insanın hayatına, ailesine, itibarına ve huzuruna yöneltilmiş ağır bir haksızlıktır.
Suçsuz bir insanın kendisini savunmak zorunda bırakıldığı, iftira atan kişinin ise utanmadan haklı görünmeye çalıştığı bir yerde, yalnızca bir insan değil, adalet duygusu da yara almıştır.Unutmayalım: Bir söz söylemek kolaydır ama o sözün açtığı yarayı kapatmak bazen bir ömür sürer.PEKİ, YALAN SÖYLEYEN VE İFTİRA ATAN NE KAZANIR?Güvenlerini, itibarlarını, insanlıklarını ve en önemlisi kendi vicdanlarının huzurunu!Çünkü güven, yıllarca emek verilerek kazanılır; bir yalanla kaybedilebilir. İtibar, dürüstlükle inşa edilir; bir iftirayla yaralanabilir. Fakat insanın karakteri, başkalarına oynadığı oyunlardan çok, kimsenin görmediği yerde yaptığı tercihlerle ortaya çıkar.
İnsanları kandırabilirsiniz ama kendinize karşı dürüst değilseniz aynaya baktığınızda gördüğünüz yüzün hesabını nasıl vereceksiniz?
BİR DE İFTİRAYI YAYANLAR VAR! İftirayı yalnızca uyduran kişi büyütmez. Araştırmadan paylaşan, doğruluğunu bilmeden başkasına anlatan, duyduğu her sözü gerçek kabul eden insanlar da o haksızlığın yayılmasına katkıda bulunur.İnsan olmak, her duyduğuna inanmak değil; duyduğunu vicdan süzgecinden geçirebilmektir.Her duyduğunuz sözün taşıyıcısı olmayın! Her iddianın savcısı, her söylentinin hâkimi kesilmeyin!SON SÖZ: HAKİKATİN KARŞISINDA YALANIN ÖMRÜ KISADIR!Ey yalanı alışkanlık, iftirayı silah, başkasının itibarını hedef hâline getiren insan! Şunu unutma: Bugün başkasının arkasından söylediğin sözler, yarın senin karakterinin aynası olabilir. Bugün bir masumun gözyaşını önemsemiyorsan yarın kendi kapına gelen haksızlığın ne demek olduğunu anlayabilirsin.İnsanlık makamı; makamla, parayla, unvanla veya kalabalıkların alkışıyla kazanılmaz. İnsanlık; dürüstlükle, merhametle, adaletle ve başkasının hakkına saygıyla kazanılır.Yanlış yapan özür dilemeyi bilmeli, iftira atan attığı iftiranın sorumluluğunu üstlenmeli, haksızlığa uğrayanın hakkı ise imkânlar ölçüsünde teslim edilmelidir.
Ve insan, başkalarını kandırarak kazandığını sandığı her şeyin karşısında bir gün kendi vicdanıyla baş başa kalabilir.Dilimizi doğruluktan, kalbimizi merhametten, vicdanımızı adaletten ayırmayalım. Çünkü insanın gerçek şerefi, başkasına attığı çamurda değil; kendi ellerini temiz tutabilmesindedir! Mübarek Cumamız hayırlara vesile olsun. Abdurrahman BERKCAN 15.10.2026